deviant art

Deviant Login Shop  Join deviantART for FREE Take the Tour
[x]
Shop Similar Prints
This Print Not Available
Download Image
JPG, 430×2096
more ▶

More from ~gunluk

Featured in Groups:

Details

April 14, 2007
111 KB
430×2096
Link
Thumb

Statistics

Comments: 6
Favourites: 16 [who?]

Views: 3,317 (0 today)
Downloads: 193 (0 today)
[x]
:icongunluk:
Murathan Mungan, 2l Nisan 1955’te Istanbul’da, Üsküdar Zeynep Kamil Hastanesi’nde doğdu.
Çocukluğu ve ilk gençlik yılları, memleketi olan Mardin’de geçti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde “master”ını tamamladı.
Ankara’da Devlet Tiyatroları’nda altı yıl, Istanbul’da Şehir Tiyatroları’nda üç yıl “Dramaturg” olarak çalıştı. 1987’de günlük gazete olarak yayımlanan Söz gazetesinde,“Kültür-Sanat Sayfası” editörlüğü yaptı.
1988’ten beri serbest yazar olarak çalışmakta ve halen Istanbul’da yaşamaktadır.
1991’de Remzi Kitabevi’ne “Çilek” amblemli kırk kitaplık özel bir koleksiyon dizisi hazırlayarak bu diziyi yönetti. Mayıs 1996’dan başlayarak “Öküz” dergisinde parçalı bir yapı içinde çeşitli yazılarından oluşan sayfalar yaptı. Ocak 2002’den başlayarak “Milliyet” gazetesinin “Kültür sanat” ekinde gene kendi içinde parçalı bir yapı gösteren yazılardan oluşan “Hayat Atölyesi” başlığı altında tam sayfa hazırladı.
Murathan Mungan’ın üniversite bitirme tezi sinema konusundadır: Türkiye Sinemasının İdeolojik ve Ekonomik Yapısı ve Yılmaz Güney Sineması. Master tezi ise, Aynı Malzemenin Üç Ayrı Türde Yazılması ve Yazarlık Tekniklerinin İncelenmesi başlığını taşır. Mungan bu çalışmasında, adını “Dört Kişilik Bahçe” koyduğu aynı malzemeyi, uzun öykü, film senaryosu ve radyo oyunu olarak üç kez yazar. Dil ve Yapı Özellikleri Açısından İki Kişilik Oyunlar ve Diyalogun Evrimi adlı doktora tezi, 12 Eylül sırasında doktorayı bırakmasıyla birlikte yarım kalmıştır.
Üniversite öğrenimi sırasında Mungan, her biri kitap hacminde olan Sofokles Tragedyalarına Bir Giriş Denemesi, Hegel’in Sanat Felsefesi, Tiyatro Etkinliklerinin Basındaki Yansımaları başlıklı “dönem bitirme” çalışmaları yapmıştır.
Mungan, çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler, öyküler, metinler, deneme, eleştiri ve incelemeler yayımlayarak adını duyurdu. Şiirleri ilk kez dönemin aynı zamanda önemli bir siyasi odağı olan Murat Belge’nin yönetimindeki “Birikim” dergisinde yayımlandı. Ankara’da yayımlanan “7 Gün” adlı haftalık siyasi haber dergisinde sinema yazıları yazdı, ardından kısa bir süre aynı derginin Kültür-Sanat sayfalarını hazırladı. Çeşitli kuruluşların düzenlediği çok sayıda söyleşi, panel, konferans programına katıldı.
İlk kitabı l980’de yayımlandı. Aynı zamanda ilk oyunuydu bu: Mahmud ile Yezida.
Şehir Tiyatroları’nda çalışırken, “Gençlik Günleri” adını verdiği daha sonra her yıl tekrarlanacak olan, aynı zamanda birçok benzerinin de yapılmasına yol açan kapsamlı bir şenliğin yöneticiliğini yaptı; programlar sundu, yönetti.
Gene Şehir Tiyatroları’nda Lulu Menasé’nin sahneye koyduğu Richard Soudé’nin “Binbir Gece Masalları”ndan yola çıkan oyunu “Binbir Gece Masalı”nın ham çevirisini “masal diline” aldı ve bu yapımda yönetmen yardımcısı olarak çalıştı.
Murathan Mungan’ın sahnelenen ilk oyunu, Orhan Veli’nin şiirlerinden kurgulayarak oyunlaştırdığı Bir Garip Orhan Veli’dir. İlk kez 1981’de sahnelenen bu oyun, kısa aralıklarla yirmi küsur yıl boyunca sahnelendi ve 1993’te kitap olarak basıldı.
Yazarın Mezopotamya Üçlemesi adını verdiği ve üç oyundan oluşan üçlemesinin ilk oyunu Mahmud ile Yezida yurtiçinde ve yurtdışında birçok amatör, yarı-amatör, lise ve üniversite topluluğu tarafından sahnelendikten sonra, profesyonel olarak ilk kez 1993’te Ankara Devlet Tiyatroları tarafından oynandı. Üçlemenin ikinci halkası olan Taziye ise, ilk olarak 1984’te Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir. Sayısız küçük topluluk Anadolu’nun birçok yerinde, bu iki oyunu kendi imkânlarıyla seyircilerine sunmuşlardır. Ayrıca Diyarbakır Belediyesi Şehir Tiyatrosu, üçlemenin ilkini Türkçe, ikincisini -ilk kez- Kürtçe olarak sahnelemiştir. 1992’de, halkanın üçüncü oyunu olan Geyikler Lanetler’ in tamamlanmasıyla birlikte, Metis Yayınları, üçlemeyi oluşturan bu oyunları, üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlamıştır. 1994’te bu üç oyun bir yıl boyunca Devlet Tiyatroları tarihinde ilk kez olmak üzere arka arkaya Antalya Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmiş, gene aynı yıl Istanbul Uluslararası Tiyatro Festivali’nde, gene Türkiye tarihinde ilk kez olmak üzere üç oyun ardı ardına tam “on bir saat süren bir gösteri” olarak iki kez tekrarlanmıştır. 1999 yılında Ankara Devlet Tiyatroları yapımı Geyikler Lanetler, aynı yıl Berlin’de, uluslararası bir tiyatro şenliği olan “Theater der Welt”e çağrılmış ve Schaubühne’de gösterilmiştir. Aynı oyun 2003 yılında Yunanistan’da Selanik Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir.
Geyikler Lanetler oyununa kaynaklık eden yazarın Cenk Hikâyeleri kitabındaki “Kasım ile Nasır” adlı öyküsü, 1994 Ağustosunda iki hafta süreyle İtalya’da Umbria’daki tiyatro merkezi “La Mamma Umbria”da sahnelenmiştir. Aynı öykü 2004’te farklı bir yorumla Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından sahnelenmiştir. Gene aynı kitapta yer alan “Şahmeran’ın Bacakları” adlı uzun hikâyesi, çeşitli topluluklar tarafından sahneye uyarlanmıştır.
Yazarın Lal Masallar adlı öykü kitabındaki “Muradhan ile Selvihan ya da Bir Billur Köşk Masalı” adlı öyküsü, 1987’de, ilkin Fransa’da, Lulu Menase yönetiminde Théâter Des Arts de Cergy-Pontoıse’da, ardından Nurhan Karadağ yönetiminde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Sahnesi’nde sahnelenmiştir. Aynı öykü, Amerika’da Penguen Books’un “Dünya Hikâyeleri Antolojisi”ne seçilmiştir. Bosna-Hersek’te yayımlanan Türk öykücülerini içeren bir seçkideyse bu öykünün Boşnakça çevirisi yer almıştır.
Yazarın gene Cenk Hikâyeleri kitabında yer alan“Binali ile Temir” adlı bir diğer öyküsü, 1991’de Ankara Deneme Sahnesi tarafından, 1999’da ise Adana Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelenmiştir.
2000’de yazarın bir öyküsü daha sahneye aktarılmış, bu kez de Beşinci Sokak Tiyatrosu, “Dumrul ile Azrail”i, Istanbul Festivali’nden sonra, dünyanın önemli tiyatro festivallerinde, Avusturya, Almanya ve Tunus’un yanı sıra Hollanda’nın çeşitli kentlerinde sahnelemiştir.
Bunların yanı sıra, şiirlerinden ve öykülerinden oluşturulan çeşitli gösteriler ve performanslar, çeşitli amatör, yarı amatör ve üniversite toplulukları tarafından sahnelenmeye devam etmektedir.
2003 yılında Kopenhag’daki “Bette Nansen Theater”da, yazarın “Sayfadaki Gibi”adlı kısa oyunu, bazı Doğulu yazarları bir araya getiren ortak bir proje olan “Bin Bir Gece” içinde yer almış, aynı oyun 2005 yılında İngiltere’de “1001 Nights now” adıyla Nottingham Playhouse’da sahnelemiştir.
Murathan Mungan 1989’da, İngiliz yazar Nell Dunn’ın “Steaming” adlı oyununu “Kadınlar Hamamı” adıyla Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda sahneye koymuştur.
Mungan’ın döneminde Ankara İl Radyosu’nca seslendirilen iki tane de radyo oyunu vardır: Dört Kişilik Bahçe ve Ölümburnu. İlki, aynı malzemenin öykü ve senaryo olarak yazılmış halleriyle tek başına bir kitap olarak, ikincisi ise Murathan ’95 kitabının içinde kitap olarak yayımlanmışlardır. Mungan, biri filme alınan üç tane de film senaryosu yazmıştır. 1984’te Atıf Yılmaz tarafından filme alınan Dağınık Yatak’ın yanı sıra Dört Kişilik Bahçe ve Başkasının Hayatı adlı iki senaryosu daha vardır. Bu üç senaryo 1997’de üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlanmıştır.
Gazete ve dergilerde İlk yazıları 1975’de yayımlanan Mungan, yirmi yıllık yazı serüveninin çeşitli ürünlerinden yaptığı bir derlemeyi kırkıncı yaşı nedeniyle Murathan’95 adlı bir kitapta toplamıştır.
Bu kitapla birlikte başlayan özel toplama kitapları, şiirlerinden kendinin yaptığı özel bir seçmeyi içeren numaralanmış tek baskı olarak yayımlanmış Doğduğum Yüzyıla Veda ile sürmüş, bunu, 13+1’de şiirlerini; 7 mühür’de kimi öykülerini bir kutu içinde bir araya getirdiği toplamlar ve Türk şiirinde şimdiden bir “kült kitap” olmuş olan Yaz Geçer’in onuncu yılı nedeniyle yapılan büyük boy özel baskı izlemiştir. Ellinci yaşı için hazırladığı ve yalnızca 2005’te yayımlanı;p baskısı bir kez daha tekrarlanmayacak Elli Parça kitabı da bu özel kitaplardandır.
Beş bölümden oluşan ve her bölümü ayrı bir yazar tarafından kaleme alınan bir Bülent Erkmen projesi olan ve 2004 haziranında yayımlanan Beş peşe romanında da yer almıştır.
Murathan Mungan, bu arada yabancı yazarların öykülerinden ve yazılarından oluşan çeşitli seçkiler yayımlamayı sürdürmektedir: Kahramanı ressam olan ya da resim sanatı üzerine yazılmış çeşitli öykülerden oluşan ilk öykü seçkisi Ressamın Sözleşmesi’ni, daha sonra Çocuklar ve Büyükleri, Yazıhane, Yabancı Hayvanlar adlı öykü ve yazı seçkileri izlemiştir. Erkeklerin Hikâyeleri ve Kadınlığın 21 Hikâyesi adını verdiği öykü seçkileriyse 2004 içinde arka arkaya yayımlanmıştır. Yeni katılmış öykülerle içeriğini zenginleştirdiği ilk seçki kitabını Ressamın İkinci Sözleşmesi adıyla güncellemiştir.
Bütünüyle özyaşamöyküsel bir malzemeden yola çıkan ilk anlatı kitabı Paranın Cinleri’ni 1997’de yayımlamıştır.
Şiir ve öykü arası bir dil ve kıvam tutturduğu yazınsal metinlerini bir araya topladığı Metinler Kitabı ise, 1998’de yayımlanmıştır.
Mungan’ın kimi şiirlerinin Kürtçeye çevirisinden yapılan bir toplam Lı Rojhilate Dile Min (Kalbimin Doğusunda) adıyla 1996’da yayımlanmıştır.
Mungan, bugüne değin çoğu “Yeni Türkü” topluluğu tarafından seslendirilmiş olan şarkı sözleri yazmıştır. Yazdığı şarkıların Türkiye’nin önemli şarkıcıları, toplulukları tarafından yeniden seslendirilmesiyle oluşan ve “tribute” sayılabilecek Söz vermiş şarkılar adlı “cover” albümü 2004’te yayınlanmıştır.
2006’da bugüne dek yazdığı tüm şarkı sözlerini gene aynı ad altında bir araya getirerek kitaplaştırmıştır.
Yurtiçinde ve çoğu Almanya’da olmak üzere yurtdışında Mungan’la ilgili çeşitli radyo ve televizyon programları yapılmıştır.
Mungan, Almanya, Avusturya, Hollanda, İsviçre, Fransa ve Amerika ve Yunanistan’da çeşitli söyleşi ve okuma programlarına katılmıştır.
Yazıları, şiirleri ve kimi kitapları bugüne değin İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İsveççe, Norveççe, Yunanca, Fince, Boşnakça, Bulgarca, Farsça, Kürtçe ve Hollanda diline çevrilerek çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmıştır.
1972 Eylülünde Mardin’den ayrıldıktan sonra 1985’e kadar Ankara’da yaşayan Murathan Mungan, 1985’ten bu yana Istanbul’da yaşamaktadır. 1991’de bir yıl kadar Almanya’da, Ludwigshafen’da yaşamıştır.
İlk kitapları farklı yayınevleri tarafından yayımlandıktan sonra, 1986’da Remzi Kitabevi’ne, 1992’de de Metis Yayınları’na geçmiştir. Halen aynı yayınevindedir.
Hazırlık aşamasında...



Şiirleri
Osmanlıya dair Hikâyat,1981.
Kum Saati,1984.
Sahtiyan,1985.
Yaz Sinemaları,1989.
Eski 45'likler,1989.
Mırıldandıklarım,1990.
Yaz Geçer,1992.
Omayra,1993.
Oda, Poster ve Şeylerin Kederi,1993.
Metal,1994.
Oyunlar İntiharlar Şarkılar,1997.
Mürekkep Balığı,1997.
Başkalarının Gecesi,1997.
Doğduğum Yüzyıla Veda, tek baskılık özel bir seçme,1999.
Erkekler için Divan,2001.
Timsah Sokak Şiirleri,2003.
Eteğimdeki Taşlar,2004.

Hikâyeleri
Son Istanbul,1985.
Cenk Hikâyeleri,1986.
Kırk Oda,1987.
Lal Masallar,1989.
Kaf Dağının Önü,1994.
Üç Aynalı Kırk Oda,1999.
7 Mühür, kutu içinde tek baskılık özel bir seçme,2002.
Roman
Yüksek Topuklar,2002.
Oyunları
Mahmud ile Yezida,1980.
Taziye,1982.
Geyikler Lanetler,1992.
Bir Garip Orhan Veli,1993.
Senaryoları
Dört Kişilik Bahçe,1997.
Dağınık Yatak,1997.
Başkasının Hayatı,1997.

Denemeleri
Meskalin 60 Draje,2000.
Soğuk Büfe,2001.
Bir Kutu Daha,2004.

Seçkileri
Ressamın Sözleşmesi, öykü,1996.
Çocuklar ve Büyükleri, öykü,2001.
Yazıhane, deneme,2003.
Yabancı Hayvanlar, öykü,2003.
Kadınlığın 21 Hikâyesi, öykü,2004.
Erkeklerin Hikâyeleri, öykü,2004.
Ressamın İkinci Sözleşmesi, öykü, genişletilmiş basım,2005.

Diğer
Murathan '95, derleme-seçki,1996.
Paranın Cinleri, anlatı,1997.
Metinler Kitabı, metinler,1998.
Çador, anlatı,2004.
Beş;peşe (Ortaklaşa roman),2004.
Elli Parça, derleme-seçki,2005.
Söz Vermiş Şarkılar, şarkı sözleri,2006.

Özel baskılar
13+1 içinde yer alan "Fazladan Bir Kitap",2000.
Yaz Geçer, onuncu yılı nedeniyle özel basım,2002.

Kutu
13+1, şiirler, ,2000.
7 Mühür, öykülerden özel bir seçme,2002


Lal Masallar | 1989
Yıllar önce üzerinde çalıştığım bir müzikal oyun nedeniyle yazdığım bir şarkıda geçen "kadınlık durumu" sözü, bir kadın arkadaşımı çok ilgilendirmiş, bu söz benim amaçlamadığım kadar konuya dikkatini diriltmişti onun. Kadın sorunlarının daha mahçup bir tonda, alçak sesle ve daha çok sosyalizm ve devrim sorunlarının yedeğinde tartışıldığı, bazı feminist metinlerinse dilimize yeni yeni çevrilmeye başladığı günlerdi.


Cenk Hikâyeleri | 1986
pencerede kedi yalnızlığı
metal bir ay fener
böyle gecelerde yağmurun sesi
kâğıt hışırtısına benzer
ışık yıllarının karanlık hızında


Dağınık Yatak | 1997
geçer eski denizlerin üstünden
yalnızca bir su akar karanlıkla ilgili
derler boşa yazma
yaza çıkmaz
neyi, ne zaman anlar insan?
hangi yaşın akşam sedirleri

Eteğimdeki Taşlar | 2004
baktığın yerde karanlık bir tomurcuk bırakıyorsun
çarşılar avuçlarında aykırı
sokakların lisanı adımlarında
gelme, geldiğinde her şey yitiriyor kendini
vurgun: ölümlerin en kostağı
vurgun ölümlerden kaçgun yanımız

Beş;peşe (Ortaklaşa roman) | 2004
Memleketin bunca önemli ve ciddi sorunu karşısında, epey hafif kaçan bir konuya sayfa ve zaman istediğim için, bağışlamanızı dilerim. Aslında memleketin bütün sorunları aynı "çilenin" yumağı olduğu için, "diyalektik bilen kişiler" olarak beni anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.

Ressamın Sözleşmesi, öykü | 1996
Babam beni Şahmerancının yanına çırak verdi. Sokaklarda haylazlık etmeyeyim, hiç olmazsa bir zenaat öğreneyim, diye. Başıboş avare çocukların sonu iyi olmazmış. O zamanlar bilseydim, başıdolu avare çocukların da sonunun iyi olmadığını söylerdim babama. "Çırak yaşta bir çocuksun artık," dedi.


Erkeklerin Hikâyeleri, öykü | 2004
Bugüne dek hazırladığım seçkiler içinde en şiirsel olanının bu kitap olduğunu düşünüyorum. İlkin, anlamını hemen elevermeyen adından ötürü. (Ya da adından başlayarak diyelim...) Sonra, daha çok bir duygunun, hatta kitap boyunca bütünlüğünü bozmayan bir duygu halinin seçkisi olduğu için... Gizemli, belirsiz bir doğası olan, bizi öteki'yle, kendi öteki'mizle yüzleşmeye, karşılaşmaya çağıran bir duygu bu.


Erkekler için Divan | 2001
Niye, niçin, neden yazdığımız hem bize çok sorulan sorulardan biridir, hem de bizim kendimize sorduğumuz sorulardan biri... Bu konuda bizden önce söz almış olanların söylediklerinde bizi de açıklayabilecek bir karşılık ararken ya da kendimiz bir açıklama yapmaya çalışırken, yanıtını bu kez bulacağımızı sandığımız o can alıcı sorulardan biri...


Metinler Kitabı, metinler | 1998
Çocuklar ve Büyükleri, Ressamın Sözleşmesi'nden sonra, epey ara vererek yayımladığım ikinci seçki kitabım, ikinci öykü seçkim; Bu arada başka seçkiler tasarladım, başka seçkiler için bağlamlar oluşturdum; okumalar, taramalar yaptım, malzeme biriktirdim. Zamanla birikenlerin hızlandırmasıyla Çocuklar ve Büyükleri diğerleri arasından öne çıktı.


Meskalin 60 Draje | 2000
Doğma büyüme Texaslı Alice Star, puslu bir sonbahar sabahı evinden kaçı;p bu boğucu taşra kasabasını büyük kentlere bağlayan anayollardan birine çıktığında, bütün yaz sıcaklarının, bütün sinek ve vantilatör vızıltılarının geri dönmemecesine ardında kaldığından emindi artık.


Sahtiyan | 1985
Bin yıldır saydam yüzümüzde ölümü seyrediyoruz. Kımıltısız günler geçiyor bu sonsuz cam kovuklarda. Bembeyaz gelinlikler gibiyiz. Bembeyaz kefenler gibi. Çevremizde ince bir halka, zaman zaman ışıltısı göz alan ince çizgiler, altın sarısı gelin telleri.


Başkasının Hayatı | 1997
İspanyol yazar Juan Benet'in 1950'lerde Madrid'de Sonbahar adlı kitabını yıllar önce okumuştum. Mermer bir masa üzerinde tabağında sigaralar söndürülmüş bir kahve fincanının tepeden çekilmiş fotoğrafının yer aldığı kitap kapağı, beni hemen okumaya çağırmıştı.


Murathan '95, derleme-seçki | 1996
herkesin ebe olduğu bir oyunda
herkes saklandı birbirinden
ne elmanın meydanına çıkacak
ne kuytusunda armudun
sayı suyu yok kimsenin
kimi zaman çok uzaklarda bir çocuk sesi
rüyadaki gibi


Li Rojhilatê Dilê Min | 1996
Birbirine umutsuzca benzeyen uzaktaki çı;plak dağlar, birbirinden renksiz alçak tepeler, rüzgârın birbirine yakın boyda yığdığı dalgalı kum tepeleri ve bugüne kadar gördüğü her yeri aynı kayıtsızlıkla kavuran tozlu güneşe karşın, ülkesine yaklaştığını, sınıra pek az kaldığını duyumsuyor Akhbar; bunu yolun tanıdık işaretlerinden değil, kalbinin, anısı kendinden bile uzaklaşmış kuytu derinliklerinden biliyor.


Mırıldandıklarım | 1990
Üzerinde oyunda yer alan bütün kişilerin suretleri, mekânlar, ve oyundaki olayları canlandıran temsili resimler bulunan dev bir bez perde oyun alanının önüne gerilmiştir. Oyunun ilk ve son cümlesi gibi durmaktadır.


Kum Saati | 1984
Görünmeyeni görmenin azabı
İçimizde durmadan ödediğimiz
ne ruhumun ay ışığı
ne yırtıcı hayvanlarla güreşen
yorgun bedenim


Paranın Cinleri, anlatı | 1997
Bir varmış bir yokmuş. Uzak ülkelerin birinde bir Pamuk Prenses yaşarmış. Ne var ki bu Pamuk Prenses, Yedi Cücesi olmayan bir Pamuk Prenses'miş. Bu yüzden hayatta en büyük emeli Yedi Cüceye sahip olmakmış.


Elli Parça, derleme-seçki | 2005
siz tanımazsınız beni
ben ki eski sahnelerin primadonnasıyım
dul kalmış şapkalarım anlatır mı size
üzerime sinmiş cömert alkışlarını
eski Ayapera'nın
ve cumhuriyet balolarında yitirdiğim


Timsah Sokak Şiirleri | 2003
EFEKT- (MÜZİK GİRER. BİR SAZ ESERİ.)
FATMA ALİYE— Ne o Talia? Erken uyanmışsın?
TALİA— Birkaç saat uyudum. Bu kadarı da yeter. Sen de erken kalkmışsın.
FATMA ALİYE— Sabahı çok seviyorum. Herkes uykudaykenki sabahı. Daha kimsenin eli sabaha değmemişken.


Taziye | 1982
Zar saydamlığında, kahverengiye durmuş derinin incecik damarları seçilebiliyor. Rengi atmış, çizgileri solmuş, kırmızı bir ibrişimle dürülmüş olarak duruyor sandığın dibinde. Sandığın dibi, ibrişim düğümünün ucundan çözülüp ceviz zemine akan bir kangölüydü.


Bir Garip Orhan Veli | 1993
bizi bakışlardan saklayan
çöl sisi
ağır duman
geçitsiz bir yalnızlıkta
yol alıyordu birliktelikler


Yaz Geçer | 1992
osmanlı ki bir tarihin okyanusu
fütühat kaftanı her dem belirgin
oysa kımıltısız bir devletin tarihle tenakuzu
çatlamış bir zamanın solgun nakşında tedirgin
güneş kırığı bir vitraydan musallat


Mahmud ile Yezida | 1980
Bunuel sanrısı sokaklar
eskil oyuncular son provalar

kararsız bir yakın çekimde yaz divançesi:
—tedirgin, kavrayıcı, süreğen ayrıntılar—
bir yazın, bir filmin, bir dizinin başlangıcı olabilecek


Kaynak [link]
Add a Comment:
 
:iconrefikcaliskan:
~refikcaliskan Aug 3, 2007   Filmographer
siteyi buraya tasimishsin be :)))
Reply
:icongunluk:
en iyi kaynak orasıydı, nede olsa kendi sitesi ve en iyi kendisi anlatabilirdi kendisini....
Reply
:iconrefikcaliskan:
~refikcaliskan Sep 20, 2007   Filmographer
haklısın erkek, bu da bi vesiledir, umarım incitmedim seni...
Reply
:iconiklim:
Murathan Mungan ve yazdıkları...
...ne söylenebilir ki...
Reply
Add a Comment: